Ankara haberi! Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi Kwaasteniet, Türkiye’de geçen 4 yılını söyledi Açıklaması

ÇAĞLA GÜNGÖR/NAZLI YÜZBAŞIOĞLU – Hollanda‘nın Ankara Büyükelçisi Marjanne de Kwaasteniet, Türkiye‘ye genç bir öğrenciyken 1976’da yapmış olduğu seyahatten bu yana Türkiye‘nin, kalbinde ayrı bir yeri bulunduğunu ve iki ülke ilişkilerinin son yıllarda daha da geliştiğini belirterek, “Emekliliğe yaklaşıyorken, son vazife olarak Türkiye‘de çalışmak başınıza gelecek en güzel şey.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Ekim 2018’de itimat mektubu sunmasından bu yana yürüttüğü büyükelçilik görevini, meslekten emekli olarak tamamlayacak Kwaasteniet, ikili ilişkileri, Türkiye ve Türk halkına ilişkin izlenimlerini AA muhabirine söyledi.

Kwaasteniet, Türkiye- Hollanda ilişkilerine ilişkin, “Son birkaç senedir iki ülke arasındaki ilişki gelişiyor. (Kovid-19) Salgına karşın siyasal düzeyde temaslarda bulunabildik. Tecim sayıları terfi etti. Salgın olmasaydı daha da yükselebilirdi fakat gene de iyi çaba gösterdik. Ek olarak kültürel bağlarımız da daha yoğun ve kuvvetli hale geldi; en o kadar da bunu sevdim ve takdir ettim. Genel olarak değerlendirdiğimde, Türkiye’den ayrılırken geriye büyük memnuniyetle bakıyor ve vardığımız yeri görüyorum.” dedi.

“Tecim alanında potansiyel devasa yükseklikte”

Türkiye ve Hollanda‘nın tecim alanında büyük potansiyel taşıdığını söyleyen Kwaasteniet, “Türkiye’de etkinlik gösteren 3 bini aşkın Hollandalı şirket var. Ek olarak Hollanda‘daki Türk toplumu yardımıyla oldukça daha çok bağımız var. Böylece organik olarak iki ülke birbiriyle tecim yapıyor. Bu yüzden bu alanda oldukça fazla potansiyel bulunduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

Kwaasteniet, bu potansiyelin tam olarak değerlendirilebilmesi için istikrarlı iktisat politikalarının izlenmesinin de mühim bulunduğunu kaydetti.

Hollanda Başbakanı Rutte’nin ziyaretini görebilmem güzel oldu”

Türkiye’de geçirdiği 4 yıl süresince mesleki ve bireysel anlamda öne çıkan bir oldukça mühim mevzuyla ilgilendiğini belirten Kwaasteniet, ustalaşmış anlamda en mühim gelişmenin hükümetler içinde gerçekleştiğini; bunun, Hollanda Başbakanı Mark Rutte’nin 22 Mart’ta Türkiye’ye yapmış olduğu ziyaret bulunduğunu kaydetti.

Kwaasteniet, Rutte’nin gelişinin, uzun süreden beri planlanmasına karşın salgın sebebiyle yapılması geciken bir ziyaret bulunduğunu anlatarak, “Türkiye’den ayrılmadan ilkin Başbakan’ın bu ziyaretini görebilmem güzel oldu.” dedi.

İki ülke içinde sivil cemiyet iş birliği için de oldukça emek verme yürüttüklerini belirten Kwaasteniet, “Hanımefendileri güçlendirmek, toplumda hanımefendilere daha çok alan açmak ve hanıma yönelik şiddetle savaşım için çalışan birçok hanımla tanıştım. Hepsi oldukça etkileyiciydi. Onların toplumda bir şeyleri değişiklik yapma arzusu ve enerjisi beni hakikaten etkiledi.” diye konuştu.

“Ülkenin her yerinde, Rize’de, Kahramanmaraş’ta bisiklete bindim”

Kwaasteniet, görevi süresince iki ülkenin sürdürülebilirlik üstünde de oldukça çalıştığını belirtti.

Hollanda’da bisiklete binmeyi teşvik etmenin ve bisikletçilere sponsor olmanın bunun mühim bir parçası bulunduğunu söyleyen Kwaasteniet, şu şekilde devam etti:

“Bu yüzden bu ülkenin her yerinde Rize’de, Kahramanmaraş’ta birçok yerde bisiklete bindim. Elbet, Türkiye’nin Hollanda ile aynı olmadığının farkındayız. Mesafeler oldukça daha uzun ve ülke oldukça engebeli. Dolayısıyla bisiklete binmek burada asla Hollanda ile aynı anlamı taşıyamaz. Fakat gene de bunu daha çok hayata geçirmeye kıymet diye düşünüyorum. Bu sebeple şehirlerin bisiklet sürebileceğiniz bölümleri var. Bisikletin daha da geliştirilebileceği Konya benzer biçimde oldukça düz şehirler de var. Bisiklet bununla birlikte mühim bir spor etkinliği. İstanbul’da, Rize’de, Mersin’de yalnız deniz kıyısında bile bisiklet sürseniz, iyi ve keyifli bir egzersiz yapmış olmuş olursunuz, üstelik temiz havadasınız. Bu yüzden bisiklete binmek teşvik edilmeye kıymet.”

“Yeşil teknolojiler geliştirmemiz gerek”

Kwaasteniet, görevi esnasında öne çıkan bir başka başlığın ise, Türkiye’de yenilikçi fikirlerle dolu birçok iş insanı ile tanışması bulunduğunu söylemiş oldu.

Kentsel sorunlara akılcı çözümler bulunması icap ettiğini söyleyen Kwaasteniet, şu şekilde devam etti:

“Yeşil teknolojiler geliştirmemiz gerek. Dönüşüm ekonomisini daha çok benimsememiz gerek. Bu mevzuda, tekstil sektörünün tekrardan kullanımı, dönüşümü benimsemesi için oldukça emek verme yürüttük. Bu, kullanılmış tekstilleri yeni tekstiller yaratmak için kullanmak anlamına geliyor ve bu alanda Hollandalı ve Türk şirketlerin içinde oldukça çok iş birliği var. ve her yıl yeni çıkan ürünler yaratmak için eski tekstil ürünlerini daha çok kullanarak daha çevre dostu olma yolunda ilerleme kaydediyorlar.”

Kwaasteniet’ten hemcinslerine ileti: “Asla kimse denemeden pes etmemeli”

Kwaasteniet, dış ilişkiler alanında hanım dış ilişkiler uzmanı olarak en yüksek kariyer basamağına ulaşılabileceğine işaret ederek, hanımefendilere şu mesajı verdi:

“Asla kimse denemeden ve kendisi için mümkün olan en iyi kariyeri yaratmak için bir çaba göstermeden pes etmemelidir. Bu, her insanın devamlı bir kariyeri olması gerektiği anlamına da gelmez. Demek istediğim, en önemlisi işinizde mutlu olmanız ve işinden keyif almanız.”

Adamların kuşattığı bir çevrede hanım çalışan olmanın ortaya koyduğu meydan okumalara dikkati çeken Kwaasteniet, şunları kaydetti:

“Hanımefendiler için adamların egemen olduğu bir ortamda çalışmak devamlı zor olmuştur. Sadece artık bu durum değişiyor, şartlar benim mesleğe başladığım dönemdeki benzer biçimde değil. Mesela bakanlığın güvenlik departmanında çalışmaya başladığımda 27 adam arasındaki tek hanım bendim. Benzer şekilde, Ürdün’de 3 yıl süresince orada bulunan tek hanım büyükelçi bendim. Zor muydu? Hayır zor değildi. Eğer yeteneklerinize güveniyorsanız ve yalnız işinize odaklanıyorsanız zor olmasa gerek.”

Kwaasteniet, bir ustalaşmış olarak işini yapmanın en mühim şey bulunduğunu belirterek, bir meslekte ya da iş yerinde “erkekler kulübü” olsa da bu meydan okumaya en iyi yanıtın “ulaşmak istenen hedefe hakikaten odaklanmak” bulunduğunu dile getirdi.

“NATO müttefiki olmak iki ülke içinde oldukça kuvvetli bir bağ oluşturuyor”

Türkiye’deki görevinden ilkin ülkesinin NATO Sürekli Temsilciliğini yürüten Kwaasteniet, Türkiye ve Hollanda’nın müttefikliğini, “Beraber olmak, NATO müttefiki olmak oldukça kuvvetli bir bağ. Ne süre Başbakanımız (Rutte) ve Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan) bir araya gelse müdafa mevzusu gündemlerindedir. Ne süre birbirlerini görseler, NATO çerçevesinde söyleşi ederler.” ifadelerini kullandı.

Kwaasteniet, iki ülkenin Afganistan’da beraber savaşıp asker kaybettiğini ve bu şekilde deneyimlerin kuvvetli bir ilişki ortaya koyduğunu da belirtti.

Türkiye ve Hollanda’nın güvenlik önceliklerine de değinen Kwaasteniet, “Hollanda, değişik bir coğrafi konumda içeriyor. Her şeyin devamlı oldukça güvenli görünmüş olduğu Avrupa’nın kuzeybatı bölgesindeyiz. Türkiye ise, ortamın daha değişken, daha sert olduğu NATO’nun güneydoğu kanadında içeriyor. Dolayısıyla doğal ki Türkiye’nin kendi güvenlik durumuna perspektif bizimkinden değişik. Bunun bu şekilde olması mantıklı, tıpkı bizim bakışımızın Polonya ve Baltık devletlerinden değişik olması benzer biçimde.” diye konuştu.

Kwaasteniet, NATO çerçevesinde diyaloğu sürdürmenin karşı tarafın güvenlik kaygılarını anlamaya çalışmak açısından oldukça mühim bulunduğunu belirterek, “Bu devam eden diyalog son aşama önemlidir. İki ülke içinde kuvvetli bir kilittir.” ifadesini kullandı.

“Son vazife olarak Türkiye’de çalışmak başınıza gelecek en güzel şey”

Hususi ve ustalaşmış yaşamında Türkiye’nin yerini özetleyen Kwaasteniet, “Emekliliğe yaklaşıyorken, son vazife olarak Türkiye’de çalışmak başınıza gelecek en güzel şey. Bu sebeple ülke güzel, insanoğlu kibar ve eli bol.” dedi.

Kwaasteniet, Türkiye’de karşısına çıkan konuların “karmaşık” olsa da “ilgi çekici” bulunduğunu ve NATO gündeminin de bu mevzular içinde yer aldığını belirterek, Türkiye’deki görevini “Hiçbir süre kolay değil, devamlı zorlayıcı fakat bununla birlikte sonuçlara ulaştığınızda da oldukça ödüllendirici.” diye değerlendirdi.

Boş zamanlarında olabildiğince gezi ettiğini ve Türkiye’nin doğasını oldukça sevdiğini söyleyen Kwaasteniet, “Ülkenin her köşesinde bulundum, birkaç kent hariç. Onlar da bir elin parmaklarını geçmez.” dedi.

“Kalbimin bir yerinde Türkiye’ye yönelik zaafım vardır”

Kwaasteniet, Türkiye’yi büyükelçi olarak ulaşmadan önce de tanıdığını belirterek, “Türkiye’yi daha evvel biliyordum. Türkiye’ye ilk seyahatimi hemen hemen oldukça genç bir öğrenciyken 1976’da yaptım. O zamandan bu yana kalbimin bir yerinde Türkiye’ye yönelik zaafım vardır. Bu yüzden son görevimin burada geçmesi hakikaten mükemmel bir deneyimdi.” diye konuştu.

Ankara’da oldukça güzel süre geçirdiğini de özetleyen Kwaasteniet, “Anıtkabir’i oldukça seviyorum. Tüm ziyaretçilerimi Anıtkabir’e götürürüm. Elmadağ’ın, yürüyüş için oldukça güzel bir yer bulunduğunu düşünürüm.” dedi.

Kwaasteniet, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde, bahçesine ve Ana Bina’ya atılan bombalarla büyük ziyan olan TBMM’den de etkilendiğini, “TBMM ve oradaki 15 Temmuz izleri de oldukça etkileyicidir.” sözleriyle dile getirdi.

Togo Cumhuriyeti Hollanda Türkiye Ankara Güncel Haberler

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.